Derneğimizin Tanıtımı ve Tarihçe

Türkiye Ormancılar Derneği; Cumhuriyet'in ilanından bir yıl sonra 26 Aralık 1924 tarihinde, Or.Yük.Müh. ve gazeteci Abdulkadir SORGUN, Or.Yük.Müh.Dr. Tevfik Ali ÇINAR ve Or.Yük.Müh. Asaf IRMAK tarafından "Orman Mekteb-i Alisi Mezunları Cemiyeti" adıyla İstanbul'da kuruldu.

1930 yılında adı "Türkiye Ormancılar Cemiyeti" olarak değiştirildi. Orman Fakültesi mezunlarının yanısıra diğer ormancı teknik elemanların da üye olabileceği bir yapıya kavuşturuldu ve dernek merkezi Ankara'ya taşındı. İlk yıllarda Ulus semtindeki "Bolulular Oteli" Dernek Merkezi olarak kullanıldı. 1949 yılının Ocak ayında bugünkü Dernek binamızın bulunduğu yerdeki iki katlı, bahçeli ev satın alınarak Dernek Merkezi buraya taşındı. 1952 yılında eski bina yıkılarak, halen kullandığımız binanın yapımına başlandı ve kısa zamanda bitirilerek, kullanıma 1956 yılında açıldı.

Mesleki açıdan ele alındığında; Ormancılık, mesleki eğitimi 1857 yılında başlamış olup, bugün 9 üniversitede, 9 orman fakültesinde ormancılık eğitimi verilmektedir. 1930'lu, 1940'lı yıllarda ormancılığımızın kuruluşu, ormancılığımızla ilgili yasaların çıkarılması çalışmalarında önemli görevler yapmıştır. 1950'deki iktidar değişikliğinin ardından ormanlarımız ve ormancılığımızdan siyasal ödünler verilmeye başlanınca, bu gelişmelerin karşısına dikilmiş, "Yeşil Kitap", "İlmi Görüşler" gibi yayınlarıyla etkin bir savaşım yürütmüştür.

1937 yılında çıkarılan 3116 sayılı "Orman Kanunu" ile ormanlarımız ulusal bir varlık olarak kabul edilmiş, sadece ekonomik yararları ile değil, sosyal yararları da gözönüne alınarak devletin gözetim ve denetimine verilmiştir. Ancak, 1946 yılında "çok partili yaşam"a geçilince bu yaklaşım terk edilerek ormanlarımızda politik amaçlı uygulamalar başlatılmıştır. Ormancılar ve onların örgütü olan TOD'nin yoğun çabaları sonucunda (O tarihlerde günümüzde oldukça etkili olan doğa ve çevre örgütleri henüz daha kurulmamışlardı) ormancılığımıza 1961 Anayasası'nda yer verilmiş ve ormanlarımız Anayasal güvenceye alınmıştır. Ne yazık ki, politik çıkarları nedeni ile politikacılar kısa sürede bu güvenceyi delmeyi başardılar. Orman içi ve yakınında yaşayan köylülerin oylarını alabilmek için, ormanlarımızı bir araç olarak kullandılar ve günümüzde de kullanıyorlar. Her seçim öncesi Anayasamızın ormancılığımıza ilişkin maddelerinde, orman yasalarında değişikliklerin yapılması bunun somut bir göstergesi.

TOD, 1951 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile "Kamu Yararına Çalışan Dernekler" statüsüne alındı. Daha sonra Dernekler Yasası uyarınca adı "Türkiye Ormancılar Derneği" oldu.

Mesleğimizin en eski örgütü olan ve çatısı altında tüm ormancı teknik elemanları toplayan Türkiye Ormancılar Derneği, ormancılık tarihinin oluşumunda katkıları olmuş, ormancılık tarihiyle içiçe gelişmiştir. Ormancılığımızla ilgili her olayda, her oluşumda onun sesi duyulmuştur.

1956 yılındaki TOD Genel Kurulu'nda bir "Atatürk Ormanı" kurulması kararı alınmıştır. Bu karar gereğince yer seçimi çalışmaları yapan Yönetim Kurulu, ODTÜ için ayrılan alanı uygun bulmuştur. 15.5.1957 tarihinde ODTÜ Rektörlüğü ile bir protokol yapılarak "Atatürk Ormanı" kurulması çalışmaları başlatılmıştır. Protokol gereğince; projenin yapımı, ağaç türlerinin seçim, fidanların temini ve dikimlerinin yapılmasını Türkiye Ormancılar Derneği üstlenmiş, ODTÜ ise dikim giderlerini karşılamıştır. Bugün "ODTÜ ORMANI" olarak anılan orman, Derneğimizin Ankara'ya bir armağanıdır. (Ne yazık ki, daha sonra bu büyük projeye sahip çıkılamamıştır.)

TOD, yıllarca mesleğimizin tek örgütü olarak çalışmıştır. 1960'lı yıllardan itibaren mesleğimizde yeni örgütlenmeler gündeme geldi. Orman Mühendisleri Sendikası, Orman Mühendisleri Odası, Yeşil Türkiye Ormancılar Derneği, Orman Teknikerleri Derneği, Emekli Ormancılar Derneği ve ORKAMSEN Dernek üyelerince kuruldu. Derneğin etkin üyelerinin büyük bölümü, bu örgütlerin yönetimlerinde görev aldılar. Bu oluşumlar ve 1970'li yıllarda tüm ülkede yaşanan siyasal gelişmeler ve de bunun üzerine gelen 12 Eylül darbesi, Derneğin etkinliğini düşürdü. Son yıllarda bir toparlanma yaşanıyorsa da, henüz istenilen düzeye gelemedi.

Türkiye Ormancılar Derneği'nin yayın organı, 79 yıldır (çok kısa kimi kesintilerle) aralıksız yayınlanan "ORMAN ve AV" dergisidir. Dergide; ormanlarımız ve ormancılığımıza ilişkin özgün çalışmalar yanında, orman işçileri, orman içi ve yakınında yaşayan köylüler, erozyon, sel yıkımları ve alınması gereken önlemler, su rejiminin düzenlenmesi, barajların korunması, meralarımız, doğal çevre sorunları ve çözüm önerileri, av ve yaban yaşamı konularına yer veriliyor. Ayrıca, belirli konularda kitap dergi ve broşürler yayınlanıyor, paneller ve seminerler düzenleniyor.

Derneğimizin çıkardığı yayınlar dışında (Anayasa ve Ormancılığımız; Ferruh ATBAŞOĞLU Ormancılığımızın 75. Yılı; Taner SAVAŞAN, Ormancılığımız Nereden-Nereye; Mustafa YUMURTACI), CED Semineri düzenlemiş ve kitabı basılmış, I., II. ve III. Ormancılık Kongreleri düzenlenmiş ve bu kongrelerle ilgili kitaplar yayınlanmıştır.


Bugün Derginin önündeki en büyük sorun; meslek büyüklerimizin büyük özverilerle Derneğe kazandırdıkları ve 50 yıldır Dernek'le özdeşleşen binanın durumu. Ankara'nın en merkezi yerindeki bina, son derece eskimiş durumda ve çok düşük bir verimlilikle kullanılmaya çalışılıyor. Bina biran önce yıkılarak, üyelerimize çağdaş hizmet sunulan, alanımızdaki diğer meslek kuruluşlarının, orman ve ormancılıkla ilgili sivil toplum kuruluşlarının da yararlanabilecekleri, kültür ve sanat etkinliklerinin yer alacağı, Başkentimize yakışan bir merkez haline getirilmelidir. Ancak, bu konu Yönetim Kurullarının gücünü aşıyor.

Türkiye Ormancılar Derneği 84 yıldır yaşamını sürdürüyorsa, ulu bir çınar gibi ayakta kalabiliyorsa, bunun gururunu tüm üyeleri birlikte taşımalıdırlar. Üyelerin el-ele verdiği, amaç birliği içinde toplandığı Türkiye Ormancılar Derneği, sonsuza dek yaşayacaktır.









   

© 2003-2004, Türkiye Ormancılar Derneği, Ankara